Eğitim İran’ın en tehlikeli “teröristi”, “Suyun Nobeli” ödülünü aldı Fizik, kimya, tıp, edebiyat, barış, ekonomi… Nobel Ödülleri dünya kamuoyunda yakından tanınır. Peki su bilimcilerinin “Suyun Nobeli” olarak andığı Stockholm Su Ödülü’nü kaç kişi biliyor? İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi iş birliğiyle her yıl … Hakan Kaplan 6 Nisan 2026 Fizik, kimya, tıp, edebiyat, barış, ekonomi… Nobel Ödülleri dünya kamuoyunda yakından tanınır. Peki su bilimcilerinin “ Suyun Nobeli ” olarak andığı S tockholm Su Ödülü ‘nü kaç kişi biliyor? İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi iş birliğiyle her yıl verilen bu ödülün 2026 sahibi İranlı bilim insanı ve diplomat Kaveh Madani oldu. 45 yaşındaki Madani, ödülün 35 yıllık tarihinde bu kürsüye oturan en genç isim . Ödül töreninde yaptığı açıklamada Madani şunları söyledi: “Bu ödülü, yalnızca gerçeği söylediğim için ‘tehdit’ sayıldığım dönemde bana inanan tüm İranlılarla paylaşıyorum .” DEVRİM MUHAFIZLARI ONU “SU TERÖRİSTİ” İLAN ETTİ Tahran doğumlu Madani, İran’da su ve çevre politikaları alanında çalışmalar yürüttü; bir dönem Çevre Bakanlığında bakanlık görevini de üstlendi . Ülkesine döndüğünde ise Devrim Muhafızları tarafından “ su teröristi ” ilan edildi . Sadece gerçeği söylediği için ihanetle suçlanan bilim insanı, sevdiği ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Sürgün edildikten sonra New York City Üniversitesi ‘nde araştırmacı olarak çalışmaya başladı; ardından BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü’nün (UNU-INWEH) direktörlüğünü devraldı. Kendi hükümetinin görmezden geldiği uyarıları bu kez doğrudan dünya liderlerine iletti. KRİZ DEĞİL İFLAS Madani’nin Ocak 2026’da yayımlanan BM raporu , su tartışmalarına yeni bir çerçeve kazandırdı. Rapora göre su kıtlığı kronik bir hal aldığında “ kriz ” kavramı durumu artık karşılamıyor, bulunulan durumun doğru tanımı “ iflas ” oluyor. Madani’ye göre insanlık, su döngüsünün ürettiği “faiz”den değil, yeraltı sularını geri dönüşü olmayan bir noktaya kadar sömürerek biriktirdiği “rezerv sermayeden” geçiniyor. Bu da bizi yapısal ve geri döndürülemez bir çöküşe sürüklüyor. YÜZYILLIK DENGE BOZULUYOR İran, tarihsel olarak kurak bir coğrafyadır. Ancak halk bu eksikle başa çıkmayı asırlık mühendislik çözümleriyle öğrendi. En bilinen örnek, yeraltı suyunu köylere ve tarım alanlarına taşıyan hafif eğimli tüneller olan qanat sistemi . İran için bu kırılgan denge artık çökme noktasında İklim değişikliği sıcaklıkları artırıyor, buharlaşmayı hızlandırıyor. Buna hızlı kentleşme, kontrolsüz yeraltı suyu pompalama, plansız altyapı projeleri ve yolsuzluk da eklenince tablo ağırlaşıyor. Urmiye Gölü 1990’lardan bu yana yüzey alanının yüzde 90’ını yitirdi. Zayende Rud Nehri kuruyup gitti. Bu durum karşısında diğer bölge ülkeleri sırtını tuzdan arındırma tesislerine (ters osmoz) dayadı. Kuveyt ve Umman gibi körfez ülkeleri artık tatlı suyun yüzde 90’ını denizden elde ediyor . SAVAŞ SU GÜVENLİĞİNİ DE VURDU İ srail ve ABD’nin 28 Şubat 2026 ‘da İran’a yönelik gerçekleştirdiği hava saldırıları yalnızca petrol ve gaz tesislerini hedef almadı. Hürmüz Boğazı’ndaki Kişm Adası dahil kıyı tuzdan arındırma tesisleri de saldırıya uğradı. Bölge ülkelerinin içme suyunun büyük bölümü, ikame edilmesi son derece güç olan bu kıyı tesislerine bağlı. Bu nedenle yaşanan saldırılar, yalnızca askeri bir tehdit değil; milyonlarca sivilin su güvenliğini doğrudan tehdit eden insani bir krize dönüştü. Madani saldırıların ardından yaptığı açıklamada uyardı: “ Su altyapısına verilen her türlü zarar, ister kasıtlı ister kaza eseri olsun, tehlikeli bir emsal oluşturur ve tüm toplulukları içme suyundan yoksun bırakma riskini taşır. “ BİR MİLYON TAKİPÇİYLE SESLENİYOR Madani bilimsel kariyerinin yanı sıra sosyal medyayı da etkin biçimde kullanıyor. Yaklaşık bir milyon takipçisiy