Avrupa havacılık endüstrisi, jeopolitik riskler ve artan maliyet baskılarıyla karşı karşıya kaldığı bir döneme girdi. CNBC televizyonuna konuşan Ryanair CEO’su Michael O’Leary, havacılık sektörünün özellikle Orta Doğu kaynaklı tehditler nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini ifade etti. O’Leary, uçak yakıtı (Jet A-1) fiyatlarının varil başına 80 dolardan 150 dolara yükselmesinin, Avrupa’daki havayolu şirketleri için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. “Eğer fiyatlar temmuz, ağustos ve eylül aylarında bu seviyelerde kalırsa, Avrupa hava yollarının birer birer iflas ettiğini görebiliriz,” dedi.
Ryanair’in yakıt ihtiyacının yüzde 80’ini fiyat sabitlemesi ile güvence altına aldığına dikkat çeken O’Leary, rakiplerinin zayıf sabitleme pozisyonları nedeniyle zor durumda kalacaklarını öngörüyor. Güçlü finansal yapısını kullanarak bilet fiyatlarını rekabetçi bir seviyede tutmayı planlayan Ryanair, bu durumun diğer havayolu şirketleri üzerinde ek baskılara yol açacağına vurgu yaptı.
O’Leary, başlangıçta haziran ayında yaşanması beklenen jet yakıtı tedarik krizinin, tedarikçilerden alınan son bilgiler doğrultusunda azaldığını bildirdi. Tedarik zincirinde bir aksama beklemediklerini söyleyen O’Leary, “Hürmüz Boğazı’nın hızla trafiğe açılması gerekiyor. Kuveyt petrolüne bağımlı olan ülkelerde risk azalmış olsa da, durum hâlâ kırılgan,” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Hürmüz Boğazı’ndaki blokaj, maliyetleri önemli ölçüde artırdı. 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Avrupa enerji piyasalarında ve havacılık sektöründe dalgalanmalara yol açtı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine göre, jet yakıtı fiyatları tarihsel bir hızla yükseldi. 27 Şubat’ta varil başına 99,4 dolarda olan fiyatlar, 3 Nisan’da yüzde 110 artışla 209 dolara fırladı. Kuzeybatı Avrupa’da navlun ve sigorta dahil fiyatlar ise varil başına 216,9 dolara çıkarak bir rekor kırdı. 24 Nisan itibarıyla fiyatlar 179,46 dolara gerilese de, kriz öncesi seviyelerin oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor.
Havacılık endüstrisi, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın yalnızca jet yakıtı değil, aynı zamanda doğal gaz ve ham petrol fiyatlarını da olumsuz etkilediğini gözlemliyor. Avrupa Birliği, savaşın başladığı tarihten bu yana enerji ithalatı için yaklaşık 24 milyar avro ek maliyetle karşılaşmış durumda.
Avrupa Birliği rafinerileri, uçak yakıtı ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’ini kendi kaynaklarıyla karşılayabilse de, kalan kısmında büyük oranda Orta Doğu’ya bağımlı durumda. Tedarik zincirindeki aksamalar, “kıtlık” riskini beraberinde getiriyor. Yakıt maliyetlerinin iki katına çıkması, havayolu şirketlerini operasyonel stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorladı. Örneğin, Alman havayolu şirketi Lufthansa, yakıt tasarrufu hedefleri doğrultusunda ekim ayına kadar 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal etti. İngiltere merkezli düşük maliyetli havayolu EasyJet, mart ayında 25 milyon sterlin ek yakıt maliyeti ile karşılaştığını açıkladı. Ayrıca, yılın ilk yarısında 540 ile 560 milyon sterlin arasında zarar bekleyen şirket, bilet fiyatlarında artış sinyalleri vermeye başladı. İskandinavya Havayolları (SAS) maliyetler nedeniyle bin uçuşu iptal ederken, KLM de kapasitesini 80 uçuş azaltma kararı aldı.