Almanya, Rusya’nın Ukrayna üzerindeki askeri harekâtı ve ABD Başkanı Trump’ın belirsiz dış politikası sebebiyle tarihi bir silahlanma sürecine girdi. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük askeri yeniden yapılanma çabası, teknoloji yatırımları ve ordunun güçlendirilmesi ile öne çıkıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa’nın “en güçlü konvansiyonel ordusunu” oluşturma vaadinde bulundu. Uzun yıllar süren savunma yatırımı eksikliğinin ardından Berlin yönetimi, ordusunu savaşa hazırlama hedefiyle yola çıktı. Hedef, 2035 yılına kadar 80 bin yeni askerin orduya katılması.
İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre, Almanya’nın önde gelen silah üreticisi Heckler & Koch, Alman ordusu ve özel birlikler için saldırı tüfekleri ve drone karşıtı silah üretimini hızlandırıyor. Heckler & Koch Satış Direktörü Marco Geissinger, üretim kapasitelerinin önemli ölçüde artırıldığını belirtti. Şirket, üretim miktarını yükseltmek için 200 milyon avrodan fazla yeni yatırım yapmayı planlıyor. Özellikle, Alman ordusunun standart piyade tüfeği olan G95’in üretimi önemli ölçüde artırıldı. Oberndorf’daki fabrikaya girişte ziyaretçilerin telefonlarını teslim etmesi ve cihaz kameralarının bantlanması zorunlu hale getirildi; bu da Rus sabotaj riskinin getirdiği yüksek güvenlik önlemlerini yansıtıyor.
Almanya’da uzun yıllar olumsuz algılanan savunma sektörü, artık ekonomik kurtuluş alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. Alman otomotiv endüstrisi büyük bir krizle karşı karşıya; aylık iş kayıpları 15 bine kadar ulaşabiliyor. Mercedes-Benz, 2025 yılına kadar net kârında yüzde 49 düşüş öngördü. Alman hükümeti, otomotiv sektöründeki iş kayıplarını telafi etmek için çalışanların savunma sanayisine yönlendirilmesini hedefliyor. Kaynak ve mühendislik deneyimi olan işçilerin silah ve füze üretimine katılması planlanıyor. Ancak, İkinci Dünya Savaşı geçmişi dolayısıyla savunma sektöründe çalışmak, bazı kesimlerde rahatsızlık yaratmaya devam ediyor.
Almanya’nın silahlanma hedefleri, sadece piyade tüfekleriyle sınırlı kalmıyor; tank, hava savunma sistemleri, uzun menzilli füzeler ve zırhlı araçların üretiminde de hızlandırmalar yapılıyor. Rheinmetall, geçen yıl Aşağı Saksonya’da Avrupa’nın en büyük mühimmat tesislerinden birini 500 milyon avro yatırımla açtı. Şirket, Leopard II tanklarının üretiminde de yer almakta ve yüz binlerce mühimmat üretiyor. Bu hafta, Rheinmetall, Alman hükümetinden “Geleceğin Piyade Askeri” programı kapsamında 1 milyar avroluk bir sözleşme aldı. Rheinmetall CEO’su Armin Papperger, şirketin yıllık mühimmat üretiminde dört kat artış sağladığını ve Almanya’nın artık ABD’den daha hızlı mühimmat ürettiğini ifade etti.
Ayrıca, yapay zeka odaklı yeni girişimler de silahlanma projelerine dahil olmaya çalışıyor. Helsing AI adlı drone şirketi ve Arx Robotics adlı savunma teknolojisi firması, yeni nesil savaş teknolojileri geliştiriyor. Arx Robotics’in geliştirdiği “Mithra” sistemi, mevcut tank ve askeri araçları uzaktan ya da yarı otonom biçimde kullanma imkânı sunuyor. Bu sistem, kamyonlardan tanklara kadar mevcut askeri araçlara entegre edilebiliyor. Alman savunma yetkilileri, mevcut araçların dönüştürülmesinin yeni araç sipariş etmekten daha hızlı bir çözüm sunduğunu değerlendiriyor.
Ancak, savunma sektöründeki dönüşümde en büyük engel olarak bürokrasi öne çıkıyor. Savunma kaynakları, Alman hükümetinin özellikle drone alanında sözleşme vermekte aşırı temkinli ve yavaş davrandığını ifade ediyor. Almanya’nın risk almaktan kaçınan eski yönetim anlayışının bu dönüşümü yavaşlattığı belirtiliyor. Savunma bütçesinin önemli bir kısmı hâlâ eski sistemler için harcanıyor.