TESS Uzay Teleskobu, 6 Bin Yeni Ötegezegen Adayını Keşfetti

TESS Uzay Teleskobu, 6 Bin Yeni Ötegezegen Adayını Keşfetti

NASA’nın ötegezegen araştırmaları için geliştirdiği TESS (Transiting Exoplanet Survey Satellite) uzay teleskobu, sekiz yıl süren gözlemler sonucunda gökyüzüne dair en kapsamlı haritalardan birini oluşturdu. Yeni yayımlanan bu harita, Güneş Sistemi dışındaki 6 binden fazla potansiyel gezegenin yerini gösterirken, Dünya’nın gökyüzündeki görünümünü de kapsıyor. 2018 yılında fırlatılan TESS, Eylül 2025’e kadar sürecek olan ikinci görev uzatmasıyla büyük bir veri havuzu oluşturdu. NASA, bu verilerin sadece yeni ötegezegenlerin keşfinde değil, aynı zamanda yıldız kümeleri, galaksilerin davranışları ve Dünya’ya yakın asteroitlerin incelenmesinde de kritik bir rol oynadığını belirtiyor.

TESS’in yayımladığı yeni gökyüzü mozaiği, Nisan 2018 ile Eylül 2025 tarihleri arasında gözlemlenen 96 farklı gökyüzü sektörünün bir araya gelmesiyle oluştu. Teleskobun dört kamerası, her bir sektörü yaklaşık bir aylık süreyle izleyerek on binlerce yıldızın parlaklık değişimlerini analiz etti. TESS’in çalışma prensibi, bir gezegenin yıldızının önünden geçişi sırasında meydana gelen çok küçük parlaklık düşüşlerini tespit etmeye dayanıyor. Bilim insanları, bu yöntemi, bir el fenerinin önünden geçen küçük bir böceğin oluşturduğu kısa süreli gölgeye benzetiyor. Bu “geçiş yöntemi” sayesinde teleskop, yıldız ışığındaki en küçük değişiklikleri ölçerek yeni gezegen adayları tanımlıyor.

Haritada yer alan mavi noktalar, yaklaşık 700 doğrulanmış ötegezegeni temsil ederken, turuncu noktalar henüz doğrulama süreci tamamlanmamış gezegen adaylarını gösteriyor. NASA verilerine göre, TESS, Eylül 2025 itibarıyla 679 ötegezegeni resmi olarak onayladı. Ayrıca, teleskop 5 binden fazla yeni gezegen adayı belirledi. Bulunan gezegenler arasında Merkür’den daha küçük kayalık dünyalar ve Jüpiter’den büyük gaz devleri de bulunmakta. Araştırmacılar, bazı gezegenlerin, yüzeyinde sıvı su olma potansiyeli taşıyan “yaşanabilir bölge” olarak adlandırılan alanlarda yer aldığını ifade ediyor.

Keşfedilen gezegenler sıradan sistemlerden ibaret değil. Görev süresince elde edilen veriler, kendi yıldızları tarafından parçalanan gezegenler ve yoğun volkanik aktiviteye sahip aşırı koşullara sahip dünyaları da içeriyor. Ayrıca, TESS bu yıl daha önce eşi benzeri görülmemiş bir gezegen sistemi keşfetti. Bu sistemde bir süper Dünya ile birlikte, son derece eliptik ve eğik bir yörüngeye sahip başka bir gezegen yer alıyor. Aynı yıl içinde, teleskop ayrıca iki gezegenin çarpıştığına dair güçlü kanıtlar da elde etti. Çarpışma sonrası oluşan dev enkaz bulutu, ana yıldızın önünde tespit edildi. Araştırmacılar, bu olayın, milyarlarca yıl önce Dünya ile başka bir gök cisminin çarpışması sonucu Ay’ın oluşumunu anlamaya yardımcı olabileceğini düşünüyor.

Author: Murat Kurt